Kamu Yönetiminde Kriz ve Kriz Yönetimi
0Kamu Yönetiminin genel özelliklerinden birisi statükocu olmasıdır. Hemen hemen, bütün ülkelerin Kamu Yönetimilerinin ortak özelliğinin bu olduğu söylenebilir. Elbette, bu statükoculuğun boyutu, ülkelerin gelişmişlik düzeylerine, ülkenin siyasal sistemine, kurumsallaşma düzeyine, örgüt kültürüne, benimsenen yönetim felsefesine, tarihsel sürece bağlı olarak oluşan kamu bürokrasisisne ve genel yönetim anlayışına göre bazı değişiklikler gösterebilir. Ancak, Kamu Yönetimlerinin, diğer kesimlere nazaran, gelişmelere, değişimlere, toplumsal taleplere, hedef kitlelerin değişen eğilimlerine ve pazar koşullarına duyarlılığı; başka bir ifadeyle, “Esnek Yönetim” (Flexible Management) düzeyi daha düşüktür. Gelişen koşullara uyum, çevresel değişikliklere olumlu tepki verme ve değişimi algılayarak buna uyum sağlama, örgütlerin en çok zorlandıkları konuların başında gelmektedir. (CAN,1999:315). Çevresel koşulların değişimine uyum gösterme, Kamu Örgütleri için ayrı bir güçlük taşımaktadır. Bunun oek çok nedeninin olduğu bilinmekte ve uzun zamandan beri de tartışılmaktadır.
Kamu Yönetiminde Kimlik Bunalımı Üzerine Değerlendirmeler
020. yüzyılın ikinci yarısından itibaren liberal tezin etkisini hissetmeye başlayan kamu yönetimi, zamanla oldukça kapsamlı sayılabilecek bir değişim sürecine girmiştir. Bazı dönemlerde bu değişim oldukça sert olmuş, gelişmiş ülkelerde kamuoyundan destek görmüş ve teoriden uygulamaya aktarılmıştır. Bazı dönemlerde ise geçici heves niteliğinden kurtulamamış ve etkisi çok zayıf kalmıştır. Yeni kamu yönetimi (YKY) ve benzeri düşünce ve akımlar, kamu yönetiminde görülen bu değişim sürecini en çok etkileyen akımlar olmuştur. Bu yönüyle bir çok ülkede etkileri hâlen devam eden bu düşünce ve akımlar, kamu sektöründe ve doğal olarak kamu yönetiminde halâ etkinliklerini sürdürmektedirler.
Facebook 1000 Hayran
0www.mecburkalanlar.com sitesinin yöneticisi olan arkadaşım Okan’ın yoğun ısrarları sonucunda açmış olduğumuz Facebook hayran sayfamız sayenizde 1000 hayrana ulaştı sizin desteğinizle sitemiz daha iyi yerlere gelecektir. Teşekkürler arkadaşlar ![]()
Kamu Yönetiminde İdari Ve Mali Paylaşım Uygulaması: Amerika Birleşik Devletleri Örneği
0Günümüz devletine yüklenen görevler, kuşkusuz son 20 yılda önemli değişiklikler kaydetmiştir. Özellikle Batıdaki sosyal devletler pür kamusal mal ve hizmetlerin yanısıra yarı kamusal hatta özel mal ve hizmetlerin temininde de işlevsel olmuşlardır. Ancak bugün, devletin yüklenmesi gereken görev alanlarının sınırlandırılması konusunda önemli bir mutabakat oluşmuş durumdadır. Devlet yönetim örgütlenmesinin federal, konfederal veya üniter yapıda olması, merkezi yönetimlerle yerel yönetimlerin görev, yetki ve güç paylaşımı bakımından son derece önemli olmaktadır. Bugün dünyada bir yandan ABD gibi desentralize bir kamu yönetimi örgütlenmesi, diğer yandan belki de en iyi örneğini Fransa’nın verdiği sentralize bir kamu yönetimi örgütlenmesinden söz edilebilir. Kuşkusuz bu iki yapılanmadan başka organizasyonlar da sözkonusudur; ancak bu iki ülke farklı iki tip örgütlenme için ideal prototipler sunmaktadır. Çağdaş sosyal hukuk devletinin amacı kamu hizmetlerini yerine getirmektir. Kamu hizmetlerini yerine getirmek ise değişik şekillerde olup, merkezden yönetim ve yerinden yönetim anlayışına göre değişmektedir. Ülkemizde sık tartışılan merkezden yönetim yapısının tıkandığı gibi düşüncelerden dolayı, ışık tutması açısından yerinden yönetim sisteminin hakim olduğu Amerika Birleşik Devletleri’nde idari mali paylaşım incelenmektedir.
Kamusal Retorikte Moda Trend: Yeni Kamu Yönetimi
0Günümüzün gelişen ve değişen toplumsal koşulları vatandaş-devlet ilişkilerinde geçmişten gelen anlayışların da değişmesine neden olmuştur. Vatandaşların gittikçe artan ve çeşitlenen hizmet talepleri, kamu örgütlerinde bu taleplere uygun biçimde cevap verecek yeniden düzenleme veya yapılanmaçalışmalarını gerekli kılmaktadır. Genel olarak bakıldığında, bir devlet içerisinde bütün toplumu etkileyecek yeniden yapılanma çalışmalarınıplanlayıp uygulamaya geçirecek bir kamusal otoriteye ihtiyaç duyulduğugörülmektedir. Vatandaşların beklentisi de bu yöndedir. Dolayısıyla kamusal alanda yaşanılan bunalımların sorumlusu olarak, gerekli yeniden yapılanmayı sağlayamayan devlet veya onun uygulamadaki varlığını oluşturan kamu yönetimleri görülmektedir.
