Makaleler

Türkiye’de Belediyelerin Ekonomik Girişimleri Ve Ortaya Çıkardığı Sorunlar

0

Belediyeler demokrasi okuludur. Sosyal ve ekonomik demokrasinin gerçekleştirilmesinde, giderek artan oranda söz ve yetki sahibi olmakta ve bu bakımdan işlevler yüklenmektedirler. Merkezi yönetimlerin özellikle 1980 sonrasında uygulamaya koydukları liberal politikalar (piyasa ekonomisini güçlendirme ve sermayeyi emek karşısında güçlendirme politikaları), öte yandan çok uluslu şirketlerin giderek artan tekelci etkinlikleri karşısında, yerel halkın ekonomik savunmasının yapılması, tüketicinin tekelci ve spekülatif kesimlere karşı korunması sorumluluğu, demokratik kuruluşlar olan yerel yönetimlere düşmektedir. Bu bağlamda yerel yönetimlerin başarısı, kooperatifler, sendikalar, sosyal güvenlik kuruluşları ve öteki tüm demokratik kuruluşlar ve sivil toplum örgütleriyle yapacakları iş birliğine bağlı kalmaktadır. Batı Avrupa ülkelerinde yerel yönetimler, sadece tüketiciyi koruma göreviyle sınırlı kalmamakta ayrıca, genç işsizlerin istihdam sorunlarını çözme yükümlülüğünü de üstlenmekte ve istihdamı geliştirme projeleri uygulamaktadır.

Kamu Yönetimi Makale

Türkiye – Avrupa Birliği İlişkilerinin Tarihsel Süreci Ve Son Gelişmeler

0

Avrupa Birliği ile ilişkiler Türkiye için her zaman çok önemli, bir o kadar da zorlu bir süreci ifade eder. Ankara Anlaşması’nın imzalanmasıyla başlayan ve günümüze değin farklı evrelerden geçen ilişkileri şekillendiren gelişmeler kimi zaman tarafların birbirlerinden beklentilerinde değişikliklere yol açsa da, ne Türkiye tam üyelik kararından vazgeçebilmiş, ne de Avrupa Türkiye’yi tamamen reddedebilmiştir. Aralık 1997’deki Lüksemburg Zirvesi’nde adının tam üye adayları arasında yer almadığını gören Türkiye’nin tepkisi AB ile siyasi diyaloğu kesme yönünde olmuştur. Aralık 1999 Helsinki Zirvesi’nde ise Türkiye’nin adaylığının teyit edildiğini ve bu ülke için de bir katılım öncesi strateji ve katılım ortaklığı belgesi hazırlanacağını ifade eden AB Konseyi’nin tutumundaki değişiklik, ilişkilerde tekrar karşılıklı yükümlülük ve beklentilerin ön plana çıktığı bir döneme girildiğini gösterir.

Kamu Yönetimi Makale

Türk Bölgesel Kalkınma Politikalarında Yeni Arayışlar: Kalkınma Ajansları ve Türkiye’de Uygulanabirliği

0

Türkiye AB’ye giriş süreciyle birlikte 40 yıldır uygulamakta olduğu teşvik sistemi üzerine oturan bölgesel gelişme politikalarını terk ederek yeni bir uygulama içine girme aşamasındadır. AB’nin bütün aday ülkelere benimsettiği bu yeni yaklaşım sermayeyi, özel sektörü ve bölgesel rekabeti ön planda tutmaktadır. Bu yeni yaklaşımın temel kurumu bölgesel kalkınma ajanslarıdır. Bölgesel gelişme farklarını ortadan kaldırmayı amaçlayan bölgesel kalkınma ajanslarının ana amacı; hizmetler vererek bölgedeki ekonomiyi canlandırmak, bölgesel yatırımları artırmak, bölge halkının kalkınmaya katılımını sağlamaktır. Türkiye’deki kalkınma ajansları AB bölgesel yatırım fonlarından yeterince yararlanamadığından bölgesel dengesizliklerin kalkınma ajansları ile giderilebilmesi yakın zamanda mümkün görülmemektedir. Bu nedenle, merkezi hükümetin bölgesel dengesizlikleri giderici yatırım ve teşvik uygulamalarının devamlılığı kaçınılmazdır.

Kamu Yönetimi Makale

Temel Belgeler Eşliğinde Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri

0

1963 yılında imzalanan Ankara Antlaşması ile başlayan AB’ye tam üye olarak katılım sürecinde en önemli dönüm noktası olan 1999 Helsinki Zirvesi ile, Türkiye’nin tam üyelik beklediği son döneme girilmiştir. Türkiye’nin 1987 yılında AB’ye tam üyelik için yaptığı başvurunun 1989 yılında reddedilmesinin ardından AB ile Türkiye arasında öngörülen Gümrük Birliği, 1 Ocak 1996’dan itibaren fiilen başlamış, gerek Türkiye’nin bu süreçteki başarısı, gerekse AB’nin-1990’lara kadar AB üyeliği için adları bile geçmeyen Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinden çok sayıda ülkeyi entegrasyon sürecine alması, Türkiye’nin AB’ye tam üye olma çabalarını artırmıştır.

Kamu Yönetimi Makale

Stratejik Yönetim Ve E-Devlet

0

Türk kamu yönetimi, Avrupa’da 16. Yüzyılda başlayan ve ülkemizde bugün yaşanılan sorunların temelini oluşturan sanayi devrimini gerçekleştirememiş, ancak bilgi çağına geçişin anahtarı olan bilişim teknolojisini yakından takip etme fırsatını yakalamıştır. Dünya ile eş zamanlı olarak bilgi toplumuna geçişi sağlayabilmek Türk kamu yönetiminde aynı anda pek çok değişimin gerçekleştirilmesini zorunlu kılmaktadır. 1970’lerden itibaren kamu yönetimi anlayışında yaşanan köklü değişiklikler bilgi teknolojisinin hızlı ilerleyişi,yeni yüzyılın belirleyici gücünün bilgi olması, bu bilgiye dayalı olarak bilgi toplumunun alt yapısının iletişime dayalı olması yeni dinamikleri birlikte harekete geçirmemizi gerektirmektedir. Bu bağlamda yeni kamu yönetimi anlayışının en önemli kavramlarından biri olan stratejik yönetim ile, bilgi ve iletişim teknolojilerinden yararlanılarak, bilgi işleme kapasitesi artırılmış, acil karar alabilen ve ihtiyaçlara hızla cevap verebilen bir devlet yapısı, yani e-Devlet birbirini tamamlayan bir bütünlük içindedir.

Kamu Yönetimi Makale

Stratejik Planlamanın Temelleri Ve Türk Kamu Yönetiminde Uygulanmasına Yönelik Öneriler

0

Günümüzde örgütler çok çeşitli nedenlerle değişik düzeylerde plan hazırlamaktadırlar. Örgütleri plan yapmaya iten en önemli faktör, şüphesiz varlıklarını sürdürebilmek ve daha iyi bir gelecek tasarlama kaygısıdır. Bu nedenle planlama, yönetimin fonksiyonlarının ayrılmaz bir parçasıdır ve karmaşıklığı ve riski karşılamak için her örgüt plan yapmak zorundadır.Tüm örgütler uzun vadede varlıklarını devam ettirebilmek ve gelişmek için makro ve mikro çevreleriyle fonksiyonel bir bağ kurmalıdırlar. Bir örgüt, iç kaynak ve kabiliyetlerini kullanarak dış çevreye adapte olmak için çevresel koşulları doğru anlamalıdır. Stratejik planlama yaklaşımı bu noktada örgütlere temel prensipleri sağlamaktadır.

Kamu Yönetimi Makale

Saydamlık, Hesap Verme Sorumluluğu Ve Denetimin Etkinliği

0

Tarih boyunca toplumların önemli bir sorunu olagelmiş yolsuzluğun genel kabul gören tanımı “Kamu görevinin özel çıkar için kullanılması”dır. Siyasi istikrarsızlık, yüksek enflasyon, gelir dağılımındaki dengesizlikler, toplumsal yozlaşma, şeffaf olmayan kamu yönetimi, denetimlerin yetersizliği gibi bir çok unsur yolsuzluğun nedenleri arasında sayılabilir. Yolsuzlukların boyutları, yolsuzluğu doğuran nedenlere ve uygun şartlara bağlı olarak değişebilmektedir.

Kamu Yönetimi Makale

Yukarı Git