Makaleler
Yönetimde Yeni Bir Paradigma: Örgütsel Bağlılık
0Örgütsel bağlılık, işgörenin çalıştığı örgüte karşı hissettiği bağın gücünü ifade etmektedir. Örgütsel bağlılık duygusunun, örgütsel performansı pozitif yönde etkilediğine inanılmakta, bu çerçevede, örgütsel bağlılığın işe geç gelme, devamsızlık ve işten ayrılma gibi istenmeyen sonuçları azalttığı, ayrıca ürün veya hizmet kalitesine olumlu yönde katkıda bulunduğu ileri sürülmektedir. Günümüzde örgütsel bağlılık kavramı, gerek akademisyenler gerekse uygulayıcılar tarafından ilgiyle karşılanmasına rağmen henüz net olarak tanımlanamadığı ve çeşitli açılardan kavram kargaşasının yaşandığı görülmektedir.
Yönetişim Üzerine Notlar
0Günümüzde tüm dünyada hemen hemen her alanda çok yönlü bir dönüşüm yaşanmaktadır. Bu süreç sınıflandırıldığında; sanayi toplumundan bilgi toplumuna, fordist üretimden esnek üretime, ulus devletler dünyasından küreselleşmiş dünyaya, modernist düşünceden post modernist düşünceye (Tekeli, 1996:49) geçişlerin olduğu bir tablo ile karşılaşılmaktadır.Bu çok yönlü dönüşüm süreci, yönetimi meşru ve yapılabilir kılan koşulları aşındırmakta, bu aşındırma süreci ise yönetimi ortadan kaldırmasa da yeni arayışların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ayrıca bu süreçte devlet giderek artan ve karmaşıklaşan taleplere yanıt vermekte zorlanmaktadır (Yüksel, 2000:149). Böyle bir ortamda yönetimde başarısızlık sorunlarıyla ve bu sorunların ortaya çıkmasına neden olan “yönetemeyen” sistemlerle yüz yüze gelinmektedir.
Yönetişim Yaklaşımı ve Kamu Yönetiminde Kalite
0Bugün, küreselleşmenin etkisiyle yönetim anlayışı önemli ölçüde değişmişti. Güçlü merkeziyetçi yapıdan daha desantralize ve esnek yönetime, dışa kapalılıktan şeffaf yönetime, hantal bürokratik yapıdan etkileşimli ve işlevsel yapıya, yurttaşı dışarıda bırakan karar alma süreçlerinden katılımcı uygulamaların yaygınlaştırılmasına önemli anlayış değişimleri yaşanmaktadır.
Yönetişimin Dönüşümü: Küreselleşme, Yetki Devri Ve Hükümetlerin Rolü
01999 yılında Donald F. Kettl NAPA (Ulusal Kamu Yönetimi Akademesi) için oluşturulan “Öncelikli Sorunlar Görev Gücü” kuruluna başkanlık yapmıştır. Görev Gücü son yıllarda gündeme gelen yönetişimle ilgili araştırmaları yapmak için oluşturulmuştu. Bu makale; Görev Gücü üyeleri Mark Abraham, Donald Borut, Jonathan Breul, Peter Harkness, Steven Kelman, Valerie Lemmie, Naomi B. Lynn, David Mathews, David Mathiasen, Brian O’Connell ve Susan Schwab’dan oluşan grubun kendi aralarında yaptıkları tartışmalara dayanmaktadır. 2000 yılı süresince özellikle NAPA Sonbahar Toplantısında (16-18 Kasım 2000) ve diğer zamanlarda Öncelikli Sorunlar Görev Gücü raporları ve bu konuda yazılan makaleler, yapılan tartışmalara temel oluşturmuştur. Bu çalışma PAR (Public Administration Review) okuyucularınave ASPA üyelerine söz konusu tartışmalarla ilgili bilgiler vermek için hazırlanmıştır.
Yerel Yönetimler Ve Demokrasi
0Günümüzde hemen hemen her alanda artan yerelleşme taleplerinin sonucu olarak, adem-i merkeziyetçilik kavramı öne çıkmaktadır. Kendini yenileyememiş, değişime kapalı, baskıcı, merkeziyetçi ve otoriter siyasal ve toplumsal örgütlenme modelleri yerini yavaş yavaş güçlü ve demokratik yerel yönetim modellerine bırakmaktadır. Böyle bir sürecin yaşandığı ortamda, bu çalışmanın konusunu oluşturan, yerel yönetimler ve demokrasi ilişkisi her geçen gün biraz daha önem kazanmakta; yerel demokrasi ve demokratik yerel yönetim kavramları her geçen gün daha fazla tartışılmaya başlamaktadır. Bu tartışmalarınyanında, zaman zaman bu iki kavramla aynı anlamda yerel özerklik kavramı da tartışılmaktadır.Karşılaştırmalı olarak ucuz uçak bileti resmi sorgulama sitesinde bulabilirsiniz.Alışveriş yapmak için tek uygun yer.Tek yetkilievden eve nakliyat taşımacılık.
Yerel Yönetimlerin Hizmet Sunumlarındaki Değişim ve E-Belediyecilik
0Bilgi çağı toplumunun katılımcılık, şeffaflık, vatandaş odaklılık, hesap verebilirlik gibi ilkelere sahip olan “yönetişim” anlayışı, kendisini hemen her alanda olduğu gibi, yerel yönetimlerin yeniden yapılanmasında da göstermektedir. Yerel yönetimler, halka en yakın kamu yönetimi birimidir. Yerel yönetimlerin yeniden yapılanmaları, hizmet sunumlarını elektronik ortama yansıttıkları e-belediyecilik uygulamalarında da izlenebilmektedir. Bu çalışmada, yeniden yapılanma, yerel yönetim, e-devlet ve e-belediyecilik kavramlarının açıklamaları yapıldıktan sonra; bilgi teknolojilerinden faydalanan yerel yönetimlerin hizmet sunumlarının, hem çalışan, hem de vatandaş odaklı olarak nasıl olumlu bir hale gelebileceğine dikkat çekilmektedir. Ülkemizdeki e-belediyeciliğe ilişkin bilgiler verilmiş, e-belediyecilik uygulamalarını yaygınlaştırmak ve teşvik etmek amacıyla, devlet ve diğer kuruluşlarca yapılan uygulamalardan söz edilmiştir.
Yerel Yönetimler, Halkla İlişkiler ve Toplumsal Beklentiler
0Son yıllarda dünyanın pek çok ülkesinde görülen ve hala sürdürülen kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi bazı çevrelerde bunun “yerel yönetimlerin sonu” olarak algılanmasına yol açmıştır (Cohrane, 1991: 283). Ancak kamu hizmetlerinin özelleştirilmesi, yerel yönetimlerin sonu olmamış, tam aksine daha da güçlenemelerine neden olmuştur. Bunun nedeni ise, giderek güçlenen sivil toplum örgütlerinin yerel yönetimleri kendilerine daha yakın bulmaları ve yerel yönetimlerde benimsenen katılımcı analayışının giderek güçlenmesi ve bu birimlerin arasında güçlü bir güven ilişkisinin doğmasına yol açmıştır. Seçilmiş kişilerin yönettiği yerel yönetim felsefesi, sivil toplum örgütlerine daha duyarlı olmayı yansıttığından böyle bir sonucu olağan görmek gerekmektedir (Cohrane,1991:299).
