kamu yönetimi bölümü makale olarak etiketli yazılar
Verimlilik Ve Büyüme: Türkiye Ekonomisi İçin Ülke Karşılaştırmalı Bir Analiz
0Toplam Faktör Verimliliği (TFV) artışı ekonomik büyümenin ve ulusların zenginliğinin en önemli kaynaklarından birini oluşturmaktadır. Ampirik çalışmalar ülkelerin ekonomik büyüme performanslarının (bkz. Fagerberg, 1988), dış ticaret yapılarının (bkz. Wolff, 1997; Gustavsson vd. 1997; Dosi vd. 1990) ve ihracat performanslarının (bkz. Dosi vb. 1990; Fagerberg, 1997, 1996; Greenhalgh, 1988) en kritik unsurlarından birini verimlilik artışının oluşturduğunu göstermektedir.
Türk Siyasal Sisteminde Siyasal Partiler Ve Kentleşmenin Kutuplaşma Sürecine Etkileri
0Batı demokrasileri, siyasi partilerin serbestçe örgütlenmesiyle faaliyetlerine imkan tanıdığı için, siyasal parti ve demokrasi kavramları batı medeniyetinin diğer ülkelere ihraç ettiği önemli bir gelişmedir. Batılılaşma süreciyle birlikte Türkiye’nin siyasal yapısında görülmeye başlayan siyasal partiler, batılı örneklerinden farklı işlevlere bürünmüşlerdir. Çünkü, demokrasi, siyasal parti gibi kavramlar Türkiye’de toplumun kendi dinamiklerinden değil de yukarıdan dayatmayla gelmiştir. Alt yapıları oluşturulmadan ithal edilen kurumlar, bu bağlamda siyasal partilerde olması gereken demokratik niteliklerle işlevlerinden başka hoşgörüsüz, çatışmacı tutumlar sergileyerek toplumsal-siyasal kutuplaşmayı ortaya çıkaran kurumlar olmuşlardır. Türkiye’nin siyasal sistemindeki kutuplaşma eğilimlerini önleyecek bir yönetim anlayışı ve bireysel değerlerle desteklenemediğinden kentlerde özellikle gecekondu halkının istemleri de demokratik kitle eylemleri haline dönüşememekte, buna karşılık, protestolar Türkiye’deki tarihsel ve klasik kutuplaşma eksenleri üzerinde dışa vurulmaktadır.
Türk Kamu Yönetiminde Yolsuzluk Ve Yozlaşmanın Kültürel Altyapısı
0Kamu yönetim sistemimiz çok uzun yıllardır yozlaşma ve yozlaşmanın getirdiği yolsuzluk sorunu ile karşı karşıya bulunmaktadır. Bu iki sorun, kamu kaynaklarının verimsiz kullanılması ve israf edilmesine yol açarak, Türk toplumuna çok büyük maliyetler getirmekte; işbaşına gelen hükümetler de yolsuzluk ve yozlaşmanın önüne geçebilmek için, sürekli reform gerçekleştirme çabası içinde bulunmaktadır. Ancak Osmanlıdevletinin son dönemleri de dahil olmak üzere, bu uzun reform sürecine rağmen, kamu yönetiminde yolsuzluk ve yozlaşma, zaman zaman değişenyoğunluğuna rağmen, hala sosyal ve ekonomik yapıyı ciddi olarak tehdit eder boyutlardadır.
Türk Kamu Yönetiminde Örgüt Kültürü Ve Önemi
021. yüzyılın en göze çarpan özelliği tüm dünyada gözlemlenen kümülatif değiğim sürecinin yeni çağa artan hızla girmesidir. Küreselleşme, uluslararası yönetim modelleri ve işletmelerde yaşanan organizasyonel değişim, işyerinde çalışanların “iyi” yönetimin yeniden keşfineneden olmuştur. Son yıllarda organizasyonlardaki değişime belirleyici etki yaptığı öne sürülen kavramların başında örgüt kültürü gelmektedir. Gücün kullanımı açısından kültürün örgütlerde karar yapıcıların elinde önemli bir silah olduğu iddia edilmektedir.uçak bileti orjin krem Online Kozmetik sitesinden alışveriş yapmak artık çok daha kolay.Pembe maske alarak güzelleşin.Levitra Viagra Markamed Antakya Biberi Keşfedin.Uçan balık ile air swimmers. Özellikle örgüt bazında yöneticilerin yönetim hakkını kurumsallaştırma ve hatta yasal zemine oturtma ve diğerleri tarafından kolayca kabul edilmesini sağlamak için kültürün ikna edici normlar, davranışlar ve değerler sistemine ihtiyaç vardır.
Türk Kamu Yönetiminde Bürokratik Siyaset
0Siyasal bir rejim olan demokrasi ile bir yönetim kurumu olan bürokrasi arasında, uyumsuzluk olduğu zaman gerilimler yaşanmaktadır. Bu durum bürokrasi karşıtı hareketleri yaygınlaştırmaktadır. Gerilimin yaşandığı ülkelerde bürokrasinin konumu genelde çok iyi belirlenmemiştir. Oysa ideal bir idari sistemde bürokrasi birincil amaç olarak siyasal kararları uygulamayı benimser. Siyasal normları veri olarak alır ve onlar üzerinde herhangi bir tartışmaya girmez. Konumu, sistem açısından net bir şekilde belirlendiğinden gerilim ve tartışma yaratılacak durumlarlada karşılanılmaz. Yalnız bu durum her tarafta aynı değildir.
Türkiye’nin Toplumsal Yapısı Ve Toplumsal Kurumlar
0Kendisini akademik çalışmalarının yanı sıra, Sosyoloji Derneği’nin kuruluşundaki öncü katkılarıyla; Türkiye’deki toplumbilimcileri sosyal bilimlerin daha spesifik, -kendi alanlarında- bir araya getirmek yönündeki üstün çabalarıyla da tanıdığımız değerli hocamız Prof. Dr. Birsen Gökçe’ nin, “Türkiye’nin Toplumsal Yapısı ve Toplumsal Kurumlar” başlıklı kitabının güncelleştirilmiş ve genişletilmiş ikinci baskısı yayınlandı. Kitapta 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre, Türkiye’nin sosyal ve ekonomik yapısına ilişkin bilgilerin güncelleştirilmiş olması nedeniyle, bir anlamda bize yeni bir kitap kazandırıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Öte yandan birinci bölümde yer alan Cumhuriyet Dönemi siyasal ve ekonomik yapısının da bu baskıda daha kapsamlı olarak işlendiği görülmektedir. Toplumsal kurumlarla Türk toplumunun değerleri, kuramsal dayanaklarla ve bütünsel bir çerçevede ele alınmıştır.
Türkiye İçin Nasıl Bir Ombudsman Formülü
0Günümüzde yüze yakın ülkede ve kuruluşta, uluslararası, ulusal, yerel ve özel düzeylerde uygulama alanı bulan ombudsman kurumu, Türkiye açısından, bir tartışma konusu olarak bile son derece yenidir. Ombudsman kavramının Türk hukuk literatüründe tartışılmaya başlanması 1970′li yıllara rastlamaktadır. 1982 Anayasası yürürlüğe girmeden önce, Ankara Üniversitesi Hukuk ve Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyeleri tarafından hazırlanan “Anayasa Önerisi”nde de kuruma yer verilmiş, fakat bu öneri dönemin anayasakoyucusu tarafından dikkate alınmamıştır. 1982 anayasakoyucusu bu öneriyi kabul etmemekle birlikte, kimi yazarlarca bir tür ombudsman olduğu iddia edilen “Devlet Denetleme Kurulu”na Anayasa’nın 108. maddesinde yer vermiştir. Buna karşın Devlet Denetleme Kurulu’nun “bir tür ombudsman” olmadığı son derece açıktır.
