Hegel’in Felsefesinde Etik, Politik Olan Ve Özgürlük

Hegel için politik olan ile etiğin bağlantısını özgürlük kavramı oluşturmaktadır. Bireyin doğadan ve toplumdan özerk olduğu özgürlük kavramının Kantçı kavranışının aksine Hegel, insanın toplumsal varlığı ile kişisel varlığını uzlaştırmaya çalışmıştır. Özgürlüğün ilk şartı bireyin özbilince sahip olması, yani kendi kendisinin farkında olmasıdır. Fakat insanın toplumsallığıyla uzlaştırılmayan özgürlük, gerçek özgürlük değildir. Diğer taraftan Hegel özgürlüğü tarihsel olarak ele almaktadır. Bu anlamda özgürlük, ancak Batı toplumlarında tamamlanmış haline kavuşmaktadır. Hegel, özgürlüğün pratik politik dünyada somutlaşmış halinin Prusya Devleti, daha genel söylersek modern devlet olduğunu düşünmektedir. Hegel’e göre modern devlet, gücün adaletle birleştiği devlettir. Yani devlet, hem politik hem de etik bir varlıktır. Hegel toplumsal kurumların, özgürlüğün gerçekleşmesiyle meşruiyet kazandıklarını iddia etmektedir. Diğer taraftan da etik yaşamı kendinde somutlaştıran devlet, en üst normatif bir kurumdur. Bu çalışmanın konusunu Hegel’in peşinde olduğu birey-toplum sentezinin, etik ve politik olan kavramları çerçevesinde anlaşılması oluşturmaktadır.

Kamu Yönetimi Makale