Türkiye – Avrupa Birliği İlişkilerinin Tarihsel Süreci Ve Son Gelişmeler

Avrupa Birliği ile ilişkiler Türkiye için her zaman çok önemli, bir o kadar da zorlu bir süreci ifade eder. Ankara Anlaşması’nın imzalanmasıyla başlayan ve günümüze değin farklı evrelerden geçen ilişkileri şekillendiren gelişmeler kimi zaman tarafların birbirlerinden beklentilerinde değişikliklere yol açsa da, ne Türkiye tam üyelik kararından vazgeçebilmiş, ne de Avrupa Türkiye’yi tamamen reddedebilmiştir. Aralık 1997’deki Lüksemburg Zirvesi’nde adının tam üye adayları arasında yer almadığını gören Türkiye’nin tepkisi AB ile siyasi diyaloğu kesme yönünde olmuştur. Aralık 1999 Helsinki Zirvesi’nde ise Türkiye’nin adaylığının teyit edildiğini ve bu ülke için de bir katılım öncesi strateji ve katılım ortaklığı belgesi hazırlanacağını ifade eden AB Konseyi’nin tutumundaki değişiklik, ilişkilerde tekrar karşılıklı yükümlülük ve beklentilerin ön plana çıktığı bir döneme girildiğini gösterir.

Kamu Yönetimi Makale

Temel Belgeler Eşliğinde Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri

1963 yılında imzalanan Ankara Antlaşması ile başlayan AB’ye tam üye olarak katılım sürecinde en önemli dönüm noktası olan 1999 Helsinki Zirvesi ile, Türkiye’nin tam üyelik beklediği son döneme girilmiştir. Türkiye’nin 1987 yılında AB’ye tam üyelik için yaptığı başvurunun 1989 yılında reddedilmesinin ardından AB ile Türkiye arasında öngörülen Gümrük Birliği, 1 Ocak 1996’dan itibaren fiilen başlamış, gerek Türkiye’nin bu süreçteki başarısı, gerekse AB’nin-1990’lara kadar AB üyeliği için adları bile geçmeyen Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinden çok sayıda ülkeyi entegrasyon sürecine alması, Türkiye’nin AB’ye tam üye olma çabalarını artırmıştır.

Kamu Yönetimi Makale

Avrupa Güvenlik Ve Savunma Politikası Ve Türkiye

1957 yılında altı Batı Avrupa ülkesi tarafından kurulmuş olan Avrupa Ekonomik Topluluğu, tarihsel gelişim süreci içinde, ortak pazardan parasal birliğe giden yolda başarıyla ilerlemiştir. Günümüzde on beş üyeli Avrupa Birliği, ekonomik bütünleşmenin yanısıra, bir ortak güvenlik ve savunma politikası geliştirerek, siyasal bütünleşmeye giden yolda da mesafe kaydetmeye çalışmaktadır. Uluslararası ilişkilerde etkin bir aktör olabilme arayışı içindeki Birliğin, Avrupa’da bir askeri güç oluşturma çabaları, gelecekte Birliğe tam üye olmayı hedefleyen Türkiye tarafından da dikkatle izlenmektedir. Bu yazıda, son yıllarda Avrupa Birliği hakkındaki tartışmaların odak noktasında yer almaya başlamış olan Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği/Politikasının gelişim süreci, içerdiği sorunlar ve Türkiye’nin konu ile ilgili yaklaşımı irdelenecektir.

Kamu Yönetimi Makale